Besleyici ve Şifalı Sebzeler A'dan Z'ye

A'dan Z'ye besleyici ve şifalı sebzeler. Sağlıklı besinler.

Besleyici ve Şifalı Sebzeler A'dan Z'ye
Besleyici ve şifalı sebzeler

Bamya (Abelmoschusesculentus)

Ebegümeciler familyasından, ılık iklimlerde yaşayan ve hazmı oldukça kolay olan bamyanın yaprağı, asma yaprağına benzer. Tohumları yuvarlak ve yeşilimtirak gri renktedir.

Özellikleri: Yaş ve kuru olarak tüketilebilir. Tazeyken toplanıp tüketilmesi sağlık için daha faydalıdır. İçinde A, B1, B2 ve C vitaminleri barındırır. Memleketimizin her yerinde yetiştirilir.

Önerilen Hastalıklar: Sindirim sistemini düzenleyici tesiri vardır, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar, kanı temizler. İdrar söktürücü olarak da bilinen bamya, halsizliğe iyi gelir.

Kullanma şekli: Mineraller açısından oldukça zengindir. Çiçekleri ezilip, kaynatılarak suyu içilirse göğsü rahatlatır ve yumuşatır.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir kisi yoktur.

Bakla (Vicia faba)

Bakla, protein bakımından en zengin sebzelerden biridir.

Özellikleri: Baklanın içeriğinde, bol miktarda protein, karbonhidrat, demir, kalsiyum, potasyum, A, B1, B2 ve C vitaminleri bulunur. Kabuğu ile yenildiği takdirde, daha besleyicidir. Çiçekleri ilkbaharda toplanıp, gölge bir yerde kurutulur.

Önerilen Hastalıklar: Mesane ve böbreklerdeki kum ve taşların

düşürülmesine yardımcı olur. İdrar yollarını temizler, böbrek ağrılarını dindirir, böbrek iltihaplarını giderir.

Kötü kolesterolü düşürür. Bakla, baklagillerdeki tüm sebzeler gibi bedenin kansere yakalanma riskini azaltır. Şekeri dengeler.

Kullanma şekli: Bakla içerdiği insülinle kan şekerini düzene sokar. İçerdiği yüksek orandaki lifle kabızlık çekenlere iyi gelir. Bakla ayrıca, hemoroit ve diğer kalınbağırsak sorunlarında da sağlığa yararlı etkiler sağlar.

Yan etkileri: Birinci derecede soğuk olan bakla, vücutta gaz oluşumu na neden olduğu için karın şişliği yapabilir.

Bezelye (Pisum sativum)

Özellikleri: Bezelyenin kalori değeri çok yüksek, proteini de oldukça fazladır. İçinde kalsiyum, fosfor, demir gibi minerallerle, A, B, B1, B2 ve C vitaminleri bulunur.

Önerilen Hastalıklar: Kansızlığa ve kan kanserini önlemede çok faydalıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.

Önerilen Hastalıklar: Anne sütünü artırır. Gıda değeri bakımından taze bezelye, fasulyeden daha üstündür. Bezelye vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir. Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardım eder.

Karaciğerin çalışmasını düzene sokar. Özellikle taze bezelye bağırsakları çalıştırarak kabızlığı giderir.

Kullanma şekli: Sebzenin tohumuna bezelye denir. Bu bitkinin taze, yeşil kabuğu ile taneleri ya da yalnız taneleri yenir. Çoklukla ilkbaharda turfanda bir sebze olarak piyasaya çıkarılan bezelyenin çeşitli türleri vardır.

Çiçekleri beyaz, menekşe renginde olabileceği gibi, boyu bodur, yarı yüksek, yüksek olabilir. Bazı tür lerinin yalnız iç taneleri yenebileceği gibi, bazılarının da yeşil kabuklarıyla birlikte iç kabukları yenebilir. Türkiye'de öbür sebzeler ve fasulye kadar olmamakla beraber bol mik tarda yetiştirilmektedir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Biber (Capsicum Annuum)

Özellikleri: Biber taze veya kuruyken kullanılır. Bol C vitamini ile nadir yiyeceklerde bulunur.

Önerilen Hastalıklar: P ve K vitaminleri ihtiva eder. P vitamini ile damarları yumuşatır, kanamaları önler. K vitamini ile de kanın pıhtılaşma kabiliyetini artırarak kanamaları durdurur.

Biber iştahsızlığa karşı son derece etkili bir sebzedir. Mide tembelliğini gideren kuru biber, hazmı kolaylaştırır. Acı biber ise, kadınlarda ve erkeklerde cinsi istek sizliği ve kudretsizliği ortadan kaldırır.

Kullanma şekli: Biber yeşil halde, çiğ olarak salata içinde yenir. Hazmı zordur, iyi çiğnenmelidir. Kırmızı Biberde, portakaldan daha çok C vitamini vardır. Bulaşıcı hastalıklara karşı etkilidir. Vücudun direncini artırır.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Börülce (Vigna sinensis)

Özellikleri:Göbeği koyu renkli olduğu için "karnıkara" da denilen, fasulyeye benzer bir bitki olan börülce, C vitamini ve bitkisel protein açısından zengin bir sebzedir. Ayrıca, azot ve nişasta da içerir

Önerilen Hastalıklar: Göğüs ve akciğere faydalıdır. İdrar tutukluğunu ve anüs kaşıntısını giderir.

Cinsel arzuyu artırır. Yanıklara sürülürse faydası görülür.

Kandaki şeker oranını ve yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Kansızlığa iyi gelir.

Kullanma şekli: Börülce yemeği, salatası ve turşusu yapılarak tüketilmesinin yanı sıra haricen yanıklarda kullanılır.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir etkisi yoktur.

Brokoli (Brassica olerace)

Brokoli, ülkemizde son birkaç yıldır kullanılmaya başlanan, aslında Anadolu bölgesinde yetiştirilebilecek bir sebzedir.

Özellikleri: İçeriğinde tiroit bezini baskı altında tutarak, aşırı miktarlarda tiroit hormonu üretmesine engel olan izotiyosiyanat maddesi barındırır.

İçindeki çok çeşitli etkin maddeler sebebiyle oldukça faydalı bir sebzedir.

Önerilen Hastalıklar: Sık idrara çıkma, idrar kesesini boşaltamama gibi rahatsızlıklar yanında prostat büyümelerinde vasodilatif özelliği sebebiyle idrar yollarını genişleterek açtığı ve prostatın çalışmasını sağladığı yapılan çalışmalarda tespit edilmiştir.

Kullanma şekli: Kadınların menopoz dönemlerinde yardımcı olduğu gibi meme kanserlerinde de etkili bir kullanıma sahiptir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur

Brokoli kürü (Prostop için)

Kullanma şekli: Tabii üretilmiş 2 avuç taze yeşil brokoliyi 1 It suda birkaç dakika haşlayarak bu suyu sabah öğlen akşam aç karna tüketiniz. Bu uygulamayı 3 hafta süreyle yapınız. 1 hafta ara verdikten sonra tekrarlayabilirsiniz. Haşlanmış brokoliyi ise yemeklerde zeytinyağı, limon ve sarımsak ile tüketebilirsiniz.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Domates (Solanumlycopersium)

Yemeklerde lezzetle yenilen ve çok çeşidi olan domates, bin yıllık bir bitkidir. Patlıcangillerden bir çeşit bitkidir. Ürünü için yetiştirilir. Vatanı Meksika ve Peru'dur. Yabani türünün meyveleri yuvarlak ve kiraz kadar küçüktür.

Özellikleri: Yemeklere konulup, salatası yenir. Tıbbi değeri çok yüksek olan bir sebzedir. İçerisinde bol miktarda A,B,C ve K vitaminleriyle kalsiyum, fosfor ve potasyum bulunur.

Önerilen Hastalıklar: Domatesin içeriğinde lycopin denilen bir madde vardır. Böbrekleri çalıştırarak, bol idrar söktürür. Vücutta biriken üre asidini ve ürat tuzlarını eriterek idrarla dışarı atar. Bu madde yaşlılığa bağlı makula dejenerasyonunun etkisini azaltır. Bu madde aynı zamanda kolesterole karşı etkili olup idrar yapma zorluklarını da ortadan kaldırır.

Kabuk ve çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirerek, kabızlığı giderir. Safra ve böbrek taşlarının oluşmasına engel olur. İştahsızlık çekenlere çok faydalıdır. Domates nasır üzerine bağlanırsa, nasirin sökülmesini kolaylaştırır.

Kullanma şekli: Domates kansere karşı etkili bir sebzedir fakat herhangi bir organda kanser baş gösterdikten sonra artık domates yenilmemelidir. Karaciğer rahatsızlığı, egzama ve mantar şikâyeti olanlar, domatesi fazla tüketmemelidir.

Cilde tazelik ve pembelik verir. İsiliği ve mayasılı giderir. Nasırların sökülmesine yardımcı olur. Çıban ların olgunlaşmasını sağlar.

Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde faydalanılır. Midesi zayıf olanlar, böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar, suyunu içmelidirler.

Her sabah içilen tabii ve çiğden sıkılmış bir su bardağı domates suyuda kansere karşı etkili bir çözüm olabilecektir. Ayrıca kalp büyümelerinin önlenmesi için yine her sabah tabii ve çiğden sıkılmış 1 bardak domates suyu içilmesi önerilir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur. Hibrit tohumundan domatesler kullanmak normaldir.

Fasulye (Phaseolus vulgaris) Hem besleyici hem de şifa değeri

oldukça fazla olan bir sebzedir. Özellikleri: Vücudun çalışmasını, gelişmesini ve kuvvetlenmesini sağlar. Yaprakları da çay gibi kullanılabilir. Bedenin ve zihnin yorgunluklarını en aza indirir. Taze fasulyede A, B1 vitamini ve potasyum bulunmaktadır.

Önerilen Hastalıklar: Pankreas bezesinin gereği gibi çalışmasını sağlar. İnsülün ifrazatını artırır. Böylece şeker hastalığını önler. Kandaki şeker miktarını düşürür.

Taze fasulyede bulunan bazı maddeler, kalbi, karaciğeri ve böbrekleri kuvvetlendirir.

Kullanma şekli: Zehirlenmelerden sonra yenilecek olursa zehrin etkisini azaltır.




Havuç (Daucus carota)

Kökleri sebze olarak yenilen, iki yıllık bir bitkidir. B, C, D ve E vitaminleri yönünde zengin olan havuç, çok faydalı bir besindir. Havuç köklerinin rengi genellikle sarı, turuncu ya da çeşitli tonlarıyla pembedir. Ülkemizde Hatay ilimi zin Samandağı yöresinde, koyu vişne çürüğü renkli pek nadir görülen havuçlar yetiştirilmektedir. Havuç bitkisinin oluklu gövdesi ve dereotununkine benzeyen ince yaprakları vardır.

özellikleri: 100 gr. taze havucun İçerdiği önemli besin değerleri şunlardır: 30-42 kalori; 1,1 gr. protein; 9,7 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; I gr. lif; 36 mgr. fosfor; 37 mgr. kalsiyum; 0,7 mgr. demir; 47 mgr. sodyum; 341 mgr. potasyum: 23 mgr. magnezyum; 8.115-11.000 IU A vitamini: 0,06 mgr. B1 vitamini; 0,05 mgr. B2 vitamini; 0.6 mgr. B3 vitamini: 0.15 mgr. B6 vitamini: 7,6 mcgr. folik asit: 6-8 mgr. C vitamini ve 0,6 mgr. E vitamini.

Önerilen Hastalıklar: Havuç, düzenli olarak yenildiğinde, sigara içen kişileri de içermek üzere, bedenin akciğer kanserine yakalanma rizikosunu en aza indirgemektedir:

Ayrıca havucu sık ve bol tüketen kişilerin gırtlak, mesane (idrar kesesi), rahmin boyun bölümü, kalın bağırsak, prostat ve yemek borusu kanserlerine yakalanma rizikosunun % 50 oranında; menopoz döneminin sonrasını yaşayan kadınlarda, göğüs kanserlerine yakalanma rizikosu nun %20 oranında azaldığı yapılan araştırmalar sonucunda saptanmıştır.

Kalbin dostu da olan havuç, kandaki kolesterol düzeyini düşürmenin en kolay yoludur.

Araştırmalar, havuç yemenin kolesterolde önemli düşmelere neden

olduğunu, havuç yemeyi bırakan kişilerde kısa sürede kolesterolün eski düzeyine yükseldiğini göstermiştir.

Havuç, içerdiği yüksek lif oranıyla peklik (kabızlık) çekenlere iyi gelmektedir.

Kaynatılarak içilen havucun suyu diyareye iyi gelir.

Kan yapıcı özelliği vardır. Sabah, öğle ve akşam taze sıkılmış bir çay bardağı havuç suyu

içilmelidir.

Böbrek, beyin ve kalp damarlarının çalışmasına yardımcı olur.

Kullanma şekli: Ayrıca midedeki ülserli kısımların iyileşmesini sağlar. Reflü ve ülser için bir çay bardağı taze sıkılmış havuç suyu aç karna yudum yudum içildiğinde çözümdür, iyileşme sağlar.

2 çay bardağından fazla içilmemelidir. Alzheimer hastalığı için akşamları içilen taze sıkılmış havuç suyu tedaviye yardımcı olur.

Hücrelerin canlanmasında ve çoğalmasında olumlu bir etkisi vardır. Gözleri kuvvetlendirir. Enginar ile birlikte karaciğerin en iyi ilacıdır.

Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Bağırsakları çalıştırır, yara ve iltihaplarını çabucak iyileştirir.Sarılığa, ergenlik sivilcelerine, ses kısıklığına iyi gelir.

Hamile hanımların bol miktarda havuç yemesi tavsiye edilir.Taze havuç lapası, güneş yanıklarının üzerine sürülürse tedavi eder.Havucu rendelemek B ve C vitaminlerinin kaybolmasına yol açar.

Havuçları en güzel tüketim yolu, soyulmadan yenmesidir. Sadece temiz yıkamak yeterlidir. Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Hıyar (Cucumis Sativus)

Toprak üzerinde etrafa dağılarak yetişen hıyar, ufak, sarı çiçekler açar.

Özellikleri: Açık yeşil renkte meyvesi vardır. İkinci derecede yaş bir sebzedir. Soyularak yenir, salatası ve turşusu yapılır. İştah açıcı olan hıyarda, bol miktarlarda B1, B2 ve C vitaminleri mevcuttur. Kalorisi düşüktür.

Önerilen Hastalıklar: Sindirimi kolaylaştırıp, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürür. Böbreklerde ürat taşı varsa döktürür ve yeniden oluşmasını önler.

Vücudu yorgunluktan kurtarır. Kandaki şeker miktarını düşürüp, insülin ihtiva eder bu nedenle şeker hastalarına tavsiye edilir.

Ciltteki ter bezlerini çalıştırır, cildin taze ve pürüzsüz kalmasını sağlar. Bu özelliğiyle çok sayıda deri merhemlerinin, cilt kremlerinin yapımında kullanılır. sasme

Kullanma şekli: Romatizma ve mafsal ağrılarında faydalıdır. Buhari ve Müslim'in Sahih'lerinde rivayet edildiğine göre: "Peygamber Efendimiz hıyarı taze hurmayla birlikte yerdi."

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Ispanak (Spinacia oleracea)

Kışın yetişen, madeni tuzların ve özellikle demirin zengin bulun duğu bir yıllık otsu bir sebzedir. Kumlu-killi ve gübreli topraklarda daha verimli yetişir. Yemeği, kavurması ve böreği yapılır.

Özellikleri: A, E, B1, B2, C, D, K vi taminlerince zengin olan Ispanağın kalori değeri 33'tür. Ayrıca demir, magnezyum, fosfor ve iyot açısından da oldukça zen gin bir besin maddesidir.

Önerilen Hastalıklar: Kan yapıcıdır. Kemikleri ve dişleri sağlamlaştırır. Karaciğeri, lenf bezlerini ve kan dolaşımını uyarır. Bedenin mineral ihtiyacını karşılayan bir sebzedir. Soğuk algınlığı ve benzeri hastalıklara karşı vücuda dayanıklılık verir.

Ispanak diğer akraba sebzelerle kullanıldığında etkisi kat kat artar, kereviz ve maydanozla kansızlığa, mide ülserine ve böbrek rahatsızlıklarına çok faydalıdır.

Ispanak detoks-arınma aracı olarak tere, maydanoz ile birlikte kullanılmaktadır. Bu metot toksin atıcı olarak da arınma kürlerinde kullanılmaktadır.

Kansere karşı koruyucu özelliği vardır. Yüksek tansiyona karşı olumlu etkisi vardır.

Hamile hanımlar ıspanak yedik lerinde, çocuk kendi kanını fazlasıyla yapar. Taze ispanakları çiğ olarak yemek daha çok faydalıdır. Ispanak yemeği pişirildiği gün tüketilmelidir. Aksi olursa zarar verir.

Vücudun dayanıklılığını arttırır ve vücuda kuvvet verir.

Yorgunluğu giderir. Zihni kuvvetlendirir. Yaşlılığa bağlı öğrenme güçlüklerini giderir. Felce ve özellikle yaşlanmaya bağlı görme bozukluklarına iyi gelir.

Sinirleri yatıştırır ve sakinlik verir. Sindirimi kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür. Hemoroite (Basur) iyi gelir. Yara ve yanıkların iyileşmelerini hızlandırır. Kemikleri ve dişleri güçlendirir. Diş çürümelerini önler. Kolesterolü düşürür. Şeker hastalarına yararlıdır.

Kullanma şekli: Ispanak salatalara ve çorbalara katılabileceği gibi yemeği de yapılır.

Ispanağı kaynatıp suyunu içmek vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Cilt bakımı için de kullanılır. Ispanak kaynamış süte batırılıp yüze ve boyna maske yapılabilir. Bu maske

sivilcelere karşı da yararlıdır.

Ispanağın bütün bu yararlarının yanında romatizma, gut hastalığı, eklem iltihabı ve böbrek taşı olanlara tavsiye edilmez.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Kabak (Cucurbita pepo)

Kabağın yapısı serin ve nemlidir. Asma kabağı, sakız kabağı, bal kabağı, kestane kabağı gibi birçok çeşitleri vardır.

Özellikleri: İçeriğinde kalsiyum, fosfor ve demir bulunduğu gibi C ve B1 vitaminleri bakımından da zengindir. Lif oranı oldukça yüksektir.

Besinlerin en yumuşaklarından kısa zamanda etkilenenlerindendir.

Önerilen Hastalıklar: Kabakyemeği veya tatlısı, mide ve yumuşaklık verir, kabızlığı giderir. Bağırsak iltihabını ve hemoroiti tedavi eder.

Kabağın tohumları da çocuklarda tenya ve kurt düşürücü olarak kullanılır. Kabak bedeni temizlet sinirleri yatıştırır.

Besin değerinin kaybolmaması için kabağı buğuda pişirmek önerilir. Kabağın lapasi sedef için haricen sürülerek kullanılır.

Kullanma şekli: Kabak çiğ olarak rendelenip salatalara da katılabilir Kabak içinde yetişen ve bu şekilde satılan, kabak çekirdeğini yemeye devam etmek, kemik erimesine karşı etkilidir. Gaylaniyat'da Aişe şöyle der:

"Peygamber Efendimiz (sav) buyurdular ki: 'Ey Aişe, tencereyi kaynattığınız zaman, tencereye çokça kabak koyunuz Zira kabak, üzgün insanın kalbi ni kuvvetlendirir.""

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Karnabahar (BrassicaOleracea)

Lahanaya benzeyen, sebze olarak kullanılan, iki yıllık otsu bir bitkidir.

Özellikleri: Kış aylarında yetişen Karnabahar A, B1, B2, C, K, E Vitamini, potasyum, kalsiyum, cinsiyet hormonu ve eder. Bu maddeler nedeniyle sodyum ihtiva besleyici ve güç verici özelliği ön plana çıkar.

Önerilen Hastalıklar: Kalp rahatsızlıklarını giderir, sinirleri ve beyni  çalıştırır, bağırsakların çalışmasını düzenler.

Kullanma şekli: Karnabahar, az suda haşlanıp salata şeklinde yenirse daha faydalı olur. Çok kaynatma besin değerini azaltır. Faydalı maddelerin çoğu suya geçtiği için sebzelerin haşlama suyu atılma malı, çorba şeklinde içilmelidir.

Bilhassa idrar yolu enfeksiyonlarında ve antibakteriyel olarak helikobakter türevlerinin yok edilmesinde kür halinde kullanılarak mide ülserinin oluşumu engellenebilmektedir.

1 It suda 2 avuç tabii taze karnabahar 5 dakika kaynatılarak sebzenin haşlanmasıyla elde edilen su günde 4 defa da-sabah, öğle, akşam, yatarken tüketilir. 3 hafta devam

edilmelidir. Mide ülseri içinde aynı kür kullanılabilir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Kereviz (Apium graveolens)

Güneşli ve nemli yerleri seven kereviz, iki yıllık, çok kokulu, otsu bir tarım bitkisidir. Memleketimizde bolca yetiştirilir.

Özellikleri: Tohumları ile çoğaltılan kerevizde A, B,C vitaminleri

vardır.

Önerilen Hastalıklar: Kereviz, baş ve yaprak olarak ne kadar çiğ yenirse o kadar faydası fazla olur. Mideyi kuvvetlendiren kereviz, iştah açar, kanı pislikten temizler. Karaciğere faydasıyla bilinir, şişkinliğini giderir. Safra ifrazatını

normale sokar. Böbrekleri çalıştırır, vücutta birikmiş fazla suyu idrar yoluyla dışarı atar. Ses kısıklığına iyi gelir.

Kullanma şekli: Kereviz haşlanmış sebze olarak, salatası veya çorbası yapılarak yaygın şekilde tüketilen bir gıda maddesidir. Özellikle Güney Avrupa mutfak gelenek lerinde, Fransız mutfağında, ABD'de Louisiana yemek kültüründe önemli yeri vardır.

Kereviz tohumları tatlandırıcı baharat olarak kullanılır. Baharatlık amaca dönük kereviz tohumu yemeklik tuz ile karıştırılarak "kereviz tuzu" adı altında piyasaya sürülür ve yemeklerde ve kokteyllerde olağan tuza alternatif bir ürün oluşturur.

Kereviz içindeki etkin maddeleri sebebiyle kokulu olup karaciğerin sağlıklı çalışmasına yardımcı olarak siroz oluşumuna engel olur, hastalığı tedavi de eder. Kansızlığa karşı etkili olan kerevizi 1 It suya 1 avuç küp küp doğranmış kerevizi atarak haşlayıp, günde aç karnına 3 bardak içerek tüketebilirsiniz. Yaprağını da aynı amaç ve demir eksikliği için kullanabilirsiniz.

Kereviz besleyici, metabolizmayı hafif surette tahrik edici ve güçlendirici bir sebzedir. Gıda şeklinde alına bildiği gibi, kereviz suyu da çıkarılabilir. Toz veya kapsül şeklinde de piyasada bulunmaktadır. Kerevizin şifalı ürün olarak kullanımında öncelikle idrar sökücü (diüretik) özelliği akla gelmektedir.

Böbrek taşı için pırasa, maydanoz ve kerevizin sıkılmış suları veya 5 dk.haşlanmış suları düzenli olarak her gün aç karna sabahları 1 su bardağı 3 ay boyunca, 3 haftalık kür ler halinde birer hafta ara vererek içilmelidir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan et

kisi yoktur.

Kırmızı Pancar (Beta Vulgaris)

Bir veya 2 yıllık olan otsu bitki, sebze olarak kullanılır. Kökleri yuvarlak

ve yumru şeklindedir.

Özellikleri: İçinde barındırdığı radyoaktif maddeyle, vücudu şeker hastalığına, vereme ve kansere karşı korur. Mide ve

bağırsak üzerinde etkilidir. Önerilen Hastalıklar: Kemik zafiyeti olanlara da çok fayda verir.

Karaciğeri hastalıklara karşı koruyan özelliğiyle tanınır ve karaciğerin

düzenli çalışmasını sağlar.

Kullanma şekli: B vitaminleri ve fosforu ile sinirleri yeniler. Kırmızı pancar, çiğ olarak salata içinde yenmelidir.

Yan etkileri: Tansiyonu olanlar, az miktarda tüketmelidir.

Kuru Fasulye

Özellikleri: Taze fasulyeden daha yüksek oranda kalori taşır. Vücuda bol miktarda kalori ve protein verir.

Önerilen Hastalıklar: Bedenen ve zihnen çalışanlara çok faydalıdır. Kabukları şeker dengelemek için demlenerek kullanılır.

Sinirlerin gelişmesini, çalışmasını ve tamirini sağlar. Bulgur pilavıyla birlikte yenilince protein değeri artar.

Kullanma şekli: Pişirilerek yemeği yapılır. Piyazı da çok faydalıdır.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Lahana (Brassica oleracea)

Yağışlı iklimleri daha çok seven lahananı çeşitli yemekleri, turşusu yapılır. Körpe yaprakları salata olarak tüketilir.

Özellikleri: İçerisinde bol miktarda

potasyum, sodyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, B, C, E ve U vitamini bol bulunur. Besin değeri çok yüksek olan bir sebzedir.

Ortadaki beyaz ve gevrek yaprak larının çiğ olarak yenilmesi çok faydalıdır.

Önerilen Hastalıklar: Bu şekilde lahana yemek, göğsü yumuşatır, öksürüğü söktürür. Sindirimi kolaydır. Lahana kanı temizler, bol alyuvar yapımını sağlar, bu nedenle kansızlığa şifadır.

Lahananın tabii hali ve yaprakları itibariyle mide ve bağırsak kanserlerine ve kemoterapi ve radyoterapiden sonra kür olarak kullanılması halinde bedende biriken toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Lahana içindeki glucosinolate adı verilen etkin maddesini diğer sebzelerden daha çok barındırması sebebiyle kan dolaşımının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.

Sarılık ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelir. Bolca taze lahana yemek, ses kısıklığına iyi gelir.

Şeker ve romatizma hastaları için de çok faydalı olduğu bilinen lahana bol arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizleyip cildi güzelleştirir. Bol idrar söktürür, vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı atar.

Sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamini, mide ve bağırsakların iç yüzeyini korur, oralardaki yaraların iyileşmesini sağlar.

Mide ülseri, reflü ve gaz oluşumunu engellemek için 2 yumruk büyüklüğünde patatesle beraber yarım kilo tabii lahana çiğden suyu sıkılır, her sabah aç karna 2 bardak yudum yudum içilir, 3 hafta devam edilir.

Bu sürede hayvansal ve konsantre gıdalar tüketilmez. Denenmiştir, mücerreptir.

Yaşlanmayı önleyici ve kalp krizine karşı koruyan bir mineral kabul

edilen selenyumun kaynağıdır.

Selenyumun ayrıca, sağlıklı görünüşlü bir cilt verdiğini ve erkeğin cinsel gücünü arttırdığı da bilinir. M

Kullanma şekli: Zayıflama ve selülit giderme kürü uygulaması için, lahananın tabii yeşilimsi ana yapraklarından 5 adet 2 avuç büyüklüğünde olanları, 1 It suda yaklaşık 5-7 dakika haşlanır, bu su aç karnına gün içerisinde tüketilir, 3 ay (3 hafta tamamlanınca 1 hafta ara verilip ardından 3 haftalık kür yine uygulanır) devam edilir.

Bağırsak ve mide kanseri için, mevsiminde, tabii ortamda yetiştirilmiş büyük yapraklı lahanaların haşlanarak kür halinde 3 hafta boyunca içilmesi, kürler arasında 1 hafta ara verilmesi önerilir.

Lahanalar hibrit tohumdan üretilmiş, yuvarlak, düzgün yapılı ve ince yapraklı olmamalıdır.

Yan etkileri: Guatr hastası olanlar

lahanayı çok fazla tüketmemelidir.

Mantar (Lactarius piperatus)

Özellikleri: Mantarların protein değerleri etten daha fazladır. Zihni iyi çalıştırır, bedeni yorgunluğu giderir.

Önerilen Hastalıklar: Zayıf ve kansız kimseler için iyi bir gıdadır, kan yapar. Vücuda kuvvet verir, yorgunluk giderir.

Kullanma şekli: Mantar toprağın zehiri, topraktan yaratılan insanın panzehiridir. Haşlanarak suyu, pişirilerek yemeği, Izgarası, turşusu yapılır.

Lezzetli ve besleyici olan çeşitleri olduğu gibi hafif ve ağır zehirli çeşitleri daha çoktur.

Mantarlar birbirlerine çok benzedikleri için sık sık zehirlenme

ve ölüm hadiseleri olmaktadır.

Bu nedenle dikkatle seçilmelidir.Mantarlar pişirildiği gün tüketilmelidir.

Kesinlikle alüminyum kaplarda pişirilmeyen mantarı, romatizma ve üremi olanlar yememelidir.

Kültür mantarları kullanılmamalıdır. Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Marul (Herba lactucae sativae)

Özellikle salata olarak tüketilen marul, iki yıllık, otsu bir sebzedir.

Özellikleri: Besin değeri A, B1, B2, B3, C ve K vitaminleri ile krom,potasyum, kalsiyum, sodyum, fosfor ve demir gibi mineralleri ihtiva eder.

Önerilen Hastalıklar: 100 gramında, küçük bir bardak sütün içinde bulunan kalsiyumdan daha fazla vardır. İnsan sağlığı bakımından önemi büyüktür.

Kullanma şekli: Çiğ yenildiği için tesiri çok fazladır. Sinirleri teskin eder, uyuyamayanlara, kalp çarpıntısı çekenlere çok fayda verir. Salata şeklinde yenilen marul, şeker hastalarının kandaki şeker seviyesini düşürür, susuzluklarını giderir. Bağırsak iltihabı için bol miktarda marul yenmelidir. Emzikli annelerin sütünü çoğaltır, göğsü yumuşatır ve öksürüğü söktürür.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Mercimek (Lens esculenta)

Ülkemizin birçok bölgesinde yetişir. En fazla demir ihtiva eden gıdalar dandır.

Kullanma şekli: Mercimekte, pro

tein, B vitamini, demir, kalsiyum, manganez, sodyum, bakır, çinko ve bol miktarda fosfor bulunur.

Önerilen Hastalıklar: Beden ve zihin gücünü artırır. Mideyikuvvetlendirir, öksürük ve bronşite

iyi gelir. Hasta ve zayıf kimselerde bol kan yapımını sağlar, bağırsak lara yumuşaklık verir. Besin değeri oldukça yüksek olan mer

cimek vücuda ve zihne güç verir. Kullanma şekli: Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Gözlere de yararlıdır. Mercimeğin kalori değeri de

yüksektir. Enerji verir ve yorgunluğu giderir.

Kansızlara faydalıdır. Anne sütünü attırır.

Kandaki kolesterol oranını düşürür ve kan akışını hızlandırır. Kalp ve damar hastalıkları ile şeker hastalığından korunmaya yardımcı olur. Kalp krizi riskini azaltır. Bağırsakları çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır ve kabızlığı giderir. Mercimek genellikle çorbası yapılarak tüketilir. Ayrıca yemeklere de katılır.

Mercimek kaynatılıp suyu içilirse göğüs ağrılarını hafifletir ve öksürüğü keser.

Yan etkileri: Kuvvetli bir gıda olduğu için karaciğer rahatsızlığı olanlara dokunur. Bunun dışında bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Mısır (Zea mays)

Bol güneşli ve sulak yerleri sever. Üç metreye kadar yükselebilen mısır, bazı bölgelerde yaygın olarak üretilmektedir.

Kullanma şekli: İçeriğinde A, B1, B2, B3, B5, B6, C ve K vitaminleri, protein, kalsiyum, potasyum, demir, fosfor, karbonhidrat, glikoz ve yağ vardır.

Önerilen Hastalıklar: İhtiva ettiği yüksek karbonhidrat, kişinin enerji seviyesini yükseltir. Göze kuvvet verir. Cilt sağlığında faydalıdır.

Kullanma şekli: Mısır haşlanarak yenirse, beyin yorgunluğuna ve iktidarsızlığa iyi gelir. Özellikle Karadeniz insanları mısırı her yerde olabildiğince çok kullanmaktadırlar. Mısırın çok tüketildiği bölgelerin insanlarının ciltleri parlak, pürüzsüz ve gözenekleri sıkıdır.

Mısırın bir diğer yararı da ala hastalığına (deriye renk veren hücrelerin ölümü, vitiligo) karşı çok güçlü bir önleyicidir.

Mısırı en iyi tüketme şekli; haşlayarak tüketmektir

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Nohut (Cicer arientinum)

Ülkemizin her tarafında yetişir.Yetiştiği toprağın cinsine göre geç veya çabuk pişer.

Kullanma şekli: Kalorisi ve besin değeri oldukça yüksektir. İçeriğinde fosfor, potasyum, kalsiyum,demir, kükürt, B vitaminleri ve protein bulunur. 100 gr. nohut 360 kalori, yaklaşık 20

gr bitkisel protein, 5 gr. yağ ve 61 gr. karbonhidrat içerir.

Önerilen Hastalıklar: Vücudu ve mideyi kuvvetlendirir. İştah açıcı özelliği vardır. Anne sütünü artırır, idrar yollarını dezenfekte ederek, yanmaların geçmesine yardımcı olur. Beyinsel ve zihinsel yorgunluğu giderir. Mideyi kuvvetlendirir, bağırsakları yumuşatır ve bol idrar söktürür. Vücuttaki damarları açar.Cinsel isteği ve gücü arttırır. Sesi açar ve öksürüğü keser.

Göğüs kanserine karşı koruyucudur. Vücutta fazla su toplanmasını önler. Östrojen hormonunu dengeleyici etkisi ile özellikle menopoz döneminde faydalıdır.

Kullanma şekli: Yemeklerde sebze olarak kullanılır. Ayrıca, leblebi yapımında da kullanılır.

Nohut toz haline getirilip derideki yara ve kaşıntılara sürülürse iyi gelir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Patates (Solanum Tuberosum)

Patates önemli bir besin maddesidir. Kullanma şekli: Patateste bol miktarda protein, B, C vitaminleri ve fazla miktarda potasyum bulunur. Unlu gıdalara göre bir derece daha iyi oluşu, daha fazla minerale sahip oluşundandır.

Önerilen Hastalıklar: Şeker hastalarının kanını alkali hale getirerek, susuzluklarını keser ve hastalıkları na dayanıklılığını artırır.

Ülser ve reflüye yardımcı olur. Denenmiş ve mücerreptir. Sindirimi kolaylaştırıp, kabızlığı önler.

Karaciğer şişliğini giderir. İshali kesmek için patates püresi, yağsız yoğurtla karıştırılıp yenir.

Sert bir cisim yutanlar, patates püresi yiyerek cismi çıkarır.

Kullanma şekli: Vitamin değerinin

kaybolmaması için külde veya çift tabanlı tencerelerde pişirilmelidir.

Suyunu çiğ sıkarak her sabah 2 bardak çiğ olarak içmek gaz, ülser ve reflünün şifasıdır.

Suda haşlandığı zaman, patates içinde bulunan potasyum ve diğer faydalı maddeler suya geçerek kaybolur. Suyu dökülmemeli kullanılmalıdır.(Hibrit tohum olma malı.) Kızartılarak yenmezse kilo aldırmaz. Patates yemeği piştiği gün tüketilmelidir. 

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Patlıcan (SolanumMelongena)

Memleketimizde bol miktarda yetişen sebzenin çeşitli yemekleri ve turşusu yapılır.

Özellikleri: Yeterli miktarda A, B1, B2 ve C vitaminleri ihtiva eden patlıcanda, ayrıca kalsiyum, fosfor ve demir de bulunur. Kalori değeri oldukça düşüktür.

Önerilen Hastalıklar: Tam olgunlaşınca yenilen patlıcanlar, kalp çarpıntısına iyi gelir. Böbrekleri çalıştırır, vücutta toplanan fazla suyu dışarı boşaltır.

Kanı artırıcı özelliği vardır. Mide ve bağırsakları hasta olanlara patlıcan dokunur.

Sinirleri yatıştırır ve tansiyonu düşürür. Bağırsakları yumuşatır ve idrar söktürür.

Kandaki kolesterol seviyesini düşürür ve damar tıkanıklığına iyi gelir. Kansızlığı giderir. Karaciğerin ve pankreasın çalışmasını düzenler.

Böbrek ağrılarını ve yanmasını azaltır. Basura iyi gelir. Kilo vermeye yardımcı olur. Patlıcan normalde acı bir besin olduğu için kullanmadan önce tuzlu suda bekleterek acılığı giderilir. Patlıcan lapa haline getirilip yanıklara konursa faydası görülür.

Yan etkileri: Gastrit ve ülser hastalarının kullanması sakıncalıdır.

Pırasa (Allium porrum) Kış sebzesi olarak kullanılan bitki,

İklimlerde yetişir. Özellikleri: Pırasada A, E, B1, B2 ve

C gibi bol vitaminlerle, sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve demir gibi mineraller bulunur.

Önerilen Hastalıklar: Esas adı Pürhassa'dır. Çok hususiyetli demektir. İnsan sağlığı için çok faydalıdır. İştahsızlığı giderir, kan yapar ve idrar söktürücüdür. Bağırsakları yumuşatır, kilo aldırmadan besler. Zayıflatıcı özelliği vardır.

Kullanma şekli: Pırasanın pirinçli ve zeytinyağlı yemeği romatizma, mafsal ağrıları, böbrek hastalıklan ve üremi de faydalıdır. Çiğ olarak yenilebilir. Pırasa suyu yüzdeki sivilcelere ve lekeler iyi gelir.

Böbrek taşı için pırasa, maydanoz ve kerevizin sıkılmış suları veya 5 dk. haşlanmış suları düzenli olarak her gün aç karna sabahlan 1 su bardağı 3 ay boyunca, 3 haftalık kürler halinde birer hafta ara vererek içilmelidir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Pirinç (Oryza Sativa)

llık iklimlerde yetişir. Büyük bir enerji kaynağıdır.

Özellikleri: Pirinçte, kalsiyum, demir gibi bol miktarda çeşitli mineraller ve B1, B2 gibi bol vitaminler bulunur. Kabuklu siyah kepekli olanı tercih edilmelidir. ve fosfor

Önerilen Hastalıklar: Buğdaydan sonra en güçlü gıdalardan biridir.Bünyeyi kuvvetlendirir.

Tansiyonu yüksek olanlar için iyi bir gıda ve ilaç vazifesi görür. İshali keser.

Diyaliz hastaları için ideal bir gidadir.

Çocuklarda ve yaşlılarda görülen ishallerde, pişirilmiş yağsız pirinç lapası veya çorbası çok fayda verir.

Yan etkileri: Tüm bu özelliklerine rağmen, fazla mukus özelliğine sahiptir. Birinci derecede sıcak bir gıdadır.

Roka (Eruca Sativa)

Yol kenarlarında ve duvar diplerinde görülen bitki, yarım metreye kadar yükselir. Bir veya iki yıllık, sert kokulu ve baharatlı otsu bir bitkidir.

Özellikleri: P,K,C gibi vitaminlerle çok faydalı mineralleri içinde bulundurur.

Daha çok sonbahar ve kış aylarında

salata şeklinde yenir.

Önerilen Hastalıklar: Tadı ve asitleri mideyi çalıştırır, hazmı kolaylaştırıp, iştah açar.

Böbrekleri çalıştırır. Kanı temizler, mafsal iltihabı ve mafsallarda ürat birikmesinin önlenmesinde çok faydalıdır.

Karaciğere faydalıdır. Karaciğer ağrılarını giderir, sarılığı keser. Uyarıcıdır. Vücuda kuvvet verir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir. Cinsel gücü ve isteği arttırır. Öksürüğü keser. Vücuttaki zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur.

Kullanma şekli: Rokanın yaprakları, kökü ve tohumları kullanılır.

Kökünden ve tohumlarından baharat üretilir. Baharatı yemek lere güzel koku ve tat vermek için kullanılır. Yapraklarının ise salatası yapılır.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan

etkisi yoktur. 

Sarımsak (Allium sativum)

Oldukça keskin kokulu, çok yıllık, otsu bir bitkidir. Beden temizliği için çok sık tüketilen, yararlı bir bitkidir. Toprak altında iri bir soğanı vardır.

Özellikleri: Sarımsağın bileşiminde iki kuvvetli antibiyotik maddesi, şeker, çok tesirli esanslar, A, B, C gibi vitaminler, bol iyot ve kükürt bulunur.

İnsan sağlığına en önemli tesiri, canlılık vermesidir. Kuvvetli mikrop öldürücü özelliğiyle, vücudu çeşitli hastalıklara karşı korur. Grip, tifo, difteri gibi salgın hastalıklarda çok yararlıdır. Grip salgını zamanında bolca sarımsak yenmelidir.

Önerilen Hastalıklar: Sarımsak ayrı ca hazmı kolaylaştırır.

Bağırsaklarda zararlı mikropları öldürerek, vücudun zehirlenmesini önler.

Kansere karşı koruyucu özelliği vardır. Spazm çözücü etkisi vardır. Kabızlığı giderip, bağır saklardaki çeşitli solucanları yok eder.

Yüksek tansiyona şifadır. Damar sertliğini giderir, kanı sulandırır, kanı temizler. Sarımsak en ince damarları dahi temizler ve oralara kadar kan gitmesini sağlar

Kalp adalelerini kuvvetlenir, kalp ağrılarını zamanla geçirir. Akciğer ve bronşları dezenfekte eder. Ateş düşürür. Ses kısıklığına uğrayan

lara sarımsak tavsiye edilir.

Kullanma şekli: Tüm bu özellikler den faydalanmak için sarımsağı uzun süre kullanmak gerekir. Ergenlik sivilcelerinin üzerine sarımsak olduğu gibi sürülürse, yara izi bırakmadan sivilceleri yok eder. Ezilmiş sarımsak, lapa halinde yaraların üzerine konulursa antiseptik görevi yapar.

Yan etkileri: Belirgin kokusu olmayan sarımsak kapsülleri, her ne kadar piyasada satılıyorsa da taze sarımsak kullanılması önerilir. Emzikli kadınlar sarımsak yediklerinde, sütle çocuğa geçer ve çocuklarda karın ağrısı yapabilir.Kastamonu sarımsağı tercih edilmelidir.

Semizotu (Portulaca oleracea)

Bağ ve bahçelerde yetişen, bir yıllık, otsu bir bitkidir. Toprağın üzerine yayılarak büyür.

Özellikleri: Demir ve C vitamini bakımından zengindir, besleyicidir. Semizotu, yaprakları salata olarak ya da ıspanak gibi pişirilerek yemeklerde kullanılır. Ayrıca, bol miktarda Omega-3 yağ asidi içerir.

Önerilen Hastalıklar: Mide ve bağırsak kanamalarında çok fayda verir. Semizotu sıkılıp suyundan içilirse, müzmin bronşite iyi gelir. Bol idrar söktürür, kanı üre ve benzeri pis liklerden temizler. Kilo verdirici özelliği vardır. Mide ve bağırsak yanmasını giderir.

Semizotu yeşil salata şeklinde, iyi çiğnenerek yenilirse, faydası daha çok olur. Bağırsakları yumuşatır ve mide yanmasını giderir. İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.

Kanı temizler. Sinirleri yatıştırıcı etkisi ile zihin yorgunluğu ve uykusuzluğa iyi gelir.

Dalak şikâyetlerini azaltır. Kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırıcı etkisi özellikle iç kanamaları durdurmak ta faydalıdır. İdrar yanmasını giderir.

Böbrek kumlarını ve taşlarını dökmeye yardımcı olur. Ayrıca, solu

canları dökmeye de yardımcı olur. Kullanma şekli: Semizotu genellikle etli yemeği, böreği ya da salatası yapılarak tüketilir. Ayrıca, yoğurt ile birlikte de farklı bir lezzet oluşturur.

Tıbbi amaçla; Lapa haline getirilip başa konursa baş ağrısını keser, yanık ve apselere konursa iyileşmesini kolaylaştırır. Taze olanı tercih edilmelidir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Soğan (Allium cepa)

Güneşli ve hafif toprakları seven soğanın, acı, tatlı, güzlük ve kışlık gibi çeşitleri vardır. Yemeklere Çeşni veren bir sebze olarak bilinir. Yeşil yaprakları veya kuru yumruları kullanılır. Tazesi salatalara doğranır.

Özellikleri: Soğanda bol miktarda A, B ve bilhassa C vitamini, fosfor, iyot, kükürt gibi vücuda çok yarar. li, besleyici maddeler, antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım arttırıcı maddeler bulunur.

Önerilen Hastalıklar: Soğuk algınlıklarına karşı bedeni korur. B vitamini yönünden zengin olduğu için de yorgunluğu giderir, bedene canlılık verir. İştah açıcı özelliği olan soğan, idrar yoluyla vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı atar. Damar sertliğini önler, kilo verdirir, şişmanlığı önler.

Böbrek taşını ve kumunu döküp, yeniden teşekkül etmesini önler. Sinirleri teskin eder, zihin yorgunluğunu, uykusuzluğu giderir.

İktidarsızlığı önler, bronşları çalıştırır, öksürüğü söktürür. İçerdiği bol miktarda kükürt ve iyotla kan pisliklerini temizler. Böylece cildin taze kalmasını, sivilcelerin geçmesini, egzamaların zamanla iyileşmesini sağlar.

Gıdaların bağırsaklarda kokuşup, vücudu zehirlemesini önler. Vücudu dinçleştirir. Çeşitli hastalıklar yanında kansere karşı da vücudun korunmasını sağlar.

Dolama ve arpacıkta iltihapların boşalmasına yardımcı olur. Basurun tedavisi için bolca soğan yemelidir.

Kullanma şekli:Prostat iltihabı ve bağırsak kurtları için her gece 1 It suda 1-2 soğan sabaha kadar bekletilerek, sabah aç karna içilir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur. Ancak yemeklere katılan soğan yağda yakılmamalıdır.



Soya (Soja hispida)

 Özellikleri: "Sarı altın" olarak da adlandırılan soya, beslenme gücü yüksek olan bir gıdadır. Etin iki misli proteini, B, E ve K vitaminleriyle mineralleri ihtiva eder. Soyanın hazmı kolaydır, kuvvetli şekilde enerji verir.

İnsan vücudunun her gün sarf etmeye mecbur kaldığı madeni tuzlar bakımından çok zengindir.

Önerilen Hastalıklar: Beynin çalışmasını artırır, kolesterolü düşürür, dalgınlığı ve erken

bunamayı önler. Yan etkileri: Çok fazla tüketilmemelidir.

Şalgam (Brassica rapa)

Özellikleri: Çeşitli vitamin ve maddeleri ihtiva eden şalgamın, yaprağı ve kök yumrusu yenir. Yumrusunda ve yapraklarında, B vitamini, şeker, kalsiyum, demir, iyot ve bakır bulunur. Çocuklar için iyi bir gıdadır.

Önerilen Hastalıklar: B vitaminleriyle akciğerleri, bronşları temizler ve kuvvetlendirir. Şalgam bol idrar söktürerek, böbrek lerdeki ürat tipi taşı ve kumu döker.

Vücuttaki fazla suyu atarak kilo verdirir. Bağırsakları çalıştırır ve dezenfekte eder, kabızlığı giderir.

Şeker hastalarının aşırı su isteğini keser ve çeşitli hastalıklara karşı dayanıklılıklarını artırır.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Tere

Geniş alanlarda yabani olarak bulunan dereotu, rutubetli ve bataklık yerleri sever.

Özellikleri: Tere otunun içinde, A, C ve D vitaminleri, bazı faydalı esanslar ve mineraller bulunur. Salata malzemesi olarak tüketilir.

Önerilen Hastalıklar: Tere bilinen en iyi toksin atıcıdır. Mideyi çalıştırıp, hazmı artırır. Kandaki şeker seviyesini düşürerek, şekerlilerin insülin ihtiyacını önemli ölçüde azaltır.

Öksürüğü söktürür. Grip ve soğuk algınlığını kısa zamanda atlatmaya yarar. Böbrekleri çalıştırır, mesane ve idrar yollarını dezenfekte eder. İdrar tutukluğunu giderir. Kansızlığı giderir.

Cinsi arzuyu artırıcı özelliği vardır. Kanser de dâhil olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı dayanıklılığı artırır.

Yan etkileri: Midesi hasta olanlar, damar sertliği ve romatizması olanlar Tere'yi çok yememelidir.

Turp (Raphanus sativus) İster çiğ, isterse salatası yapılır.

Sıcaklığı üçüncü, kuruluğu ikinci derecededir. Kökü ve tohumu için yetiştirilir. Sağlıklı bir sebze olmakla kalmayıp, tedavi edici özelliklere sahiptir.

Özellikleri: Turpun içeriğinde A,B,C vitaminleri, çeşitli esanslar, iyot ve kükürt bulunur.

Önerilen Hastalıklar: Karaciğer için çok faydalıdır. Siroz için, turp

suyu, şeker veya bal şerbeti ile tatlandırılarak, günde 2 çay bardağı içilir. Bu karışımın içilmesine bir müddet devam edilir. Böbrekleri dezenfekte eder, kum ve taşı döker. İştah açıcı özelliği vardır.

Kanserlere karşı çok etkili olup, mikropları öldürerek, üremesini

engeller. Bağırsakları dezenfekte eder, çeşitli alerji ve egzamaları geçirir. Kürhalinde kullanılmalıdır.

Yan etkileri: Ülserli hastalar, turp yemede dikkatli olmalıdır. Hazmı oldukça zordur.

Zeytin (Olea oleaster)

İlkbahar aylarında yeşilimsi beyaz çiçekler açan zeytin ağacı, kışın yapraklarını dökmez. Akdeniz iklimi bitkisidir.

Özellikleri: Zeytin protein, yağ, selüloz, fosfor, kükürt, kalsiyum, klor, manganez, A, C, E vitamin lerinden meydana gelmiştir. Besleyici bir yiyecek olup tam bir gida deposudur.

Önerilen Hastalıklar: Zeytinyağı kalp ve damar sistemi için çok faydalıdır. Bol fosfor ihtiva ettiği için vücudu besler, sindirimi kolaylaştırır. Böbrekleri temizler, taşların düşmesini kolaylaştırır.

Safra akışını artırır. Damarları açar, bağırsak kurtlarını düşürür.

Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Zeytinyağı vücuda sürüldüğünde cildi besler, güzelleştirir ve kırışıklıkları giderir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.