A'dan Z'ye Şifalı Meyveler

Besin değeri yüksek, Şifalı her derde deva Meyveler ve özellikleri.

A'dan Z'ye Şifalı  Meyveler
şifalı meyveler ve özellikleri

Armut (Pirus communis)

Özellikleri: Özellikle zihin yorgunluğunu gideren, bütün salgı bezlerini ahenkli bir şekilde çalıştıran kıymetli bir meyvedir. Bol B vitaminleri ve fosforu içinde barındırır.

Armudun faydalı olabilmesi için, onu yemekten önce aç karna yemelidir.

Önerilen Hastalıklar: Böbrekleri çalıştıran armut, damarların içinde birikmiş olan tortuları eritip, idrarla dışarı atar. Kandaki üre asidi, üre tuzları gibi atık maddeleri dışarı atarak, romatizma, mafsal kireçlenmesi hastalığı olanlara çok fayda verir.

Armut kansızlığı giderir, sinirleri teskin eder, hastalıklara karşı dayanıklılığı artırır.

Ağızdaki tükürük salgısını, mide ve bağırsak ifrazatını artıran armutta, yüzde 15'e yakın şeker vardır. Bu şeker oranı hastalar için zararsızdır.

Kullanma şekli: Günde 200 gram armut yenmesinde bir sakınca yoktur. Hazmı zor olduğu için midesi zayıf olanlar, ya taze suyunu içmeli ya da komposto sunu yemelidir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Ayva (Cydonia Oblonga) 

Özellikleri: Memleketin her tarafın da yetişen ayvada, bol miktarda karbonhidrat, protein, kalsiyum ve yağ bulunur. Mayıs, haziran aylarında, beyaz ve pembe renkli çiçekler açan, orta büyüklükte bir meyve ağacıdır. Soğuk ve kurudur.

Önerilen Hastalıklar: Ayva kalbe kuvvet vererek rahatlatır, kanı temizler, safra akışını artırır.

Karaciğer tembelliğini gideren bu meyve, mideyi kuvvetlendirip, iştah açar, hazmı kolaylaştırır, bağırsak gazlarını yok eder.

Kemik zafiyeti ve bedenin gelişmesi yavaş olan çocuklarda ayva çok faydalıdır. Susuzluğa iyi gelir, kusmayı engeller. Bağırsak yaralarına, kanamalara ve şiddetli ishale iyi gelir. Ayvanın çiğ yenmemesi tavsiye edilir.

Kullanma şekli: Meyvenin bulun madığı mevsimlerde, kurusu veya marmelâdı yenilebilir, reçeli de şifadır. Yenilen ayvanın en güzeli, balla birlikte pişirilmiş olanıdır. Kabızlık çekenler, kanı koyu ve tansiyonu yüksek olanlar ayva yememelidir.

Üzüm hoşafı ile beraber içilmeye devam edilirse kan yapar. Ayvanın çekirdekleri de şifa

deposudur. Anne sütünü çoğaltır.Ayıklanan çekirdekler gölgede kurutulur, torbalara konularak paketlenir. Ayvanın böbreklerde çok sert kumlar yaptığı da unutulmamalıdır.

İbn-i Mace Sünen'inde İsmail İbn-i Muhammed Et-Talhi'nin Şuayb İbn-i Hacib'ten, onun da Ebu Said'den, onun da Abdül Melik'z-Zübeyri'den, onun da Talha İbn-i Ubeydullah'tan rivayet ettiği şu hadise yer verir: "Talha der ki; Peygamberin huzuruna girdim, elinde ayva vardı. Bana dedi ki: 'Ey Talha ayvadan vazgeçme. Zira ayva kalbi rahatlatır.""Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Avokado (Persea Gratissima)

Avokado kabuğu yeşil, yenen kısım ları beyaz, iri çekirdekli bir meyvedir.

Özellikleri: Avokado tam olgunluğa toplandıktan sonra erişir. Lezzetini anlamak için olgunlaşmasını beklemek gerekmektedir. Bunun için hemen tüketmek üzere satın alıyorsanız, yumuşak olanı seçmeniz gerekir. Seçerken aynı zamanda derisinin parlak ve kaygan olmasına, salladığınızda çekirdeğin sesinin gelmesine dikkat edin. Avokado yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli iklim faktörü kış donlarıdır. Bahçe tesisinde don olayı görülen alanlarda ağaçların hava akımını sağlayacak şekilde ve gü-neye meyilli yerlere dikilmelidirler. Sıcaklığın 30

derecenin üzerine çıktığı ve nispi nemin yüzde 50'nin altına düştüğü mayis-haziran aylarında önemli meyve dökümleri görülür. Avokado yetiştiriciliği için en iyi toprak, derin likçe zengin, drenajı iyi, taban suyu sorunu olmayan kumlu ve alüvyonal topraklardır. Anavatanı Meksika, Guetemala ve Güney Amerika'nın kuzey sahilleridir. Kabıza karşı etkili, bağışıklık sistemini güçlendirici özel likleri bulunmaktadır. İçerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önler dolayısıyla kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır.

Önerilen Hastalıklar: Avokado, vücutta toksit maddeleri etkisiz hale getirerek, yaşlılığa yol açan zararlı maddeleri yok eder. Dolayısıyla yaşlanma sürecini yavaşlatarak hastalıkları önlemede önemli rol oynar. İçeriğinde bulunan protein, mine. ral ve vitaminler küçük çocukların ve hamile bayanların dengeli ve sağlıklı beslenmelerinde çok gerekli olan maddelerdir.

Avokado, vücudun karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapar.

Kullanma şekli: Avokado yaprağı demlenerek içilmesi böbrek taşının oluşumunu engeller, en az 3 hafta demlenerek içilmelidir. Avokado meyvesi yenilerek veya yapılarak tüketilmesiyle beden deki demir eksikliği tabii yoldan giderilebilir. salatası

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Ceviz (Juglans regia)

Mayıs ve haziran aylarında çiçek açan ceviz ağacı, ülkemizin her bölgesinde yetişir. Oldukça uzun ömürlü olan ağacın, çok sayıda cinsleri vardır. Cevizler sonbahar da olgunlaşarak, bir müddet güneşte bırakılarak kurutulur.

Özellikleri: İçinde A, B1, B6 vitamin leriyle, sodyum klor, magnezyum, potasyum ve çinko bulunur. Kuruyemiş olarak tüketilen ceviz, tatlılara ve helvalara konur. Bol miktarda çinko ve bakırı ihtiva eden cevizin yaprakları, meyvesi ve meyvesinden çıkarılan yağ, birçok rahatsızlığa iyi gelen kuvvetli bir besin maddesidir.

Önerilen Hastalıklar: Her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yemek zekâyı geliştirir. İştah açıp, mideyi kuvvetlendirir. Bağırsak ağrılarını giderir, lenf bezleri iltihabında kullanılır.

Ceviz yaprakları da kendisi gibi şifa deposudur. Haziran ve temmuz aylarında toplanan yapraklar, gölgelik ve havadar bir yerde kurutulur. Ihlamur ile beraber kaynatılıp, balla da tatlandırılarak içilmeye devam edilirse, sinirleri güçlendirir.

Taze ceviz balla yenildiğinde, basur için fayda sağlar. Cevizin üzerindeki yeşil kabukların suyu çıkarılıp, sivilcelerin üzerine sürülürse iyi gelir.

Kullanma şekli: Çok kuvvetli ve besleyici bir meyve olduğu için fazla yenmemelidir. Cevizin ve cevizden elde edilen ceviz yağının dışında, kabukları ve yaprakları da kullanılır. Yeşil kabukları ezilerek saçları ve elleri boyamakta kullanılabilir.

Ceviz yaprağının kaynatılması ile elde edilen su çay olarak içilirse mideyi kuvvetlendirir, Troit, boğaz ve bademcik iltihaplarını iyileştirmeye yardımcı olur. Bu su ile banyo yapılırsa cilt rahatsızlıklarına iyi gelir.

Ceviz Yağı: Bronzlaşmak için güneş yağı yerine cilde sürülür. Cilt yanmadan esmerleşir.

Cevizin iç perdesi suda ve karanlık ta bir hafta bekletilerek 20 gün süreyle içilmesi ve haricen yağının dıştan boğaz bölgesine sürülmesi iyidir. Troitin ilacıdır.

Yan etkileri: Ceviz ağacının altında oturulmaz ve uyunmaz.

Çilek (Fragaria vesca)

Sulak ve nemli yerleri seven çilek, toprak üzerinde, sürünücü gövdeli bir bitkidir.

Özellikleri: Çilekte A, B, C vitaminleriyle, demir, protein, şeker, fosfor, kalsiyum, sodyum, meyve asidi ve ayrıca diğer meyveler de bulunmayan salisilik asit vardır.

Önerilen Hastalıklar: Salisilik asit, romatizma ilacının esas maddesidir. Bu nedenle çilek, romatizma, mafsal iltihabı, eklemlerde ürat birikmesi, damar sertliği, böbrekte kum ve taş teşekkülü gibi rahatsızlıkların geçmesini sağlar. Vücuttaki fazla suyu atarak, yüksek tansiyonu düşürür.

Kullanma şekli: Yenilince insana ferahlık verir. Karaciğerin çalışmasını ve safra ifrazatını artırır. Mide ve bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlayan çilek, iştah açar, bütün salgı bezlerini ahenkli şekilde çalıştırarak vücuda kuvvet kazandırır. Böbreklerdeki kum ve taşları döker.

Sabahları aç karnına çilek yenmesi çok faydalıdır. Hafif şekerli çilek suyu hastaların ateşini düşürür ve kısa zamanda kendilerini toparla malarını sağlar.

Sigara içilen bir odada bulunurken gün boyu 5-6 çileğin ezilerek yenilmesi nikotin zehrinin etki

lerini azaltır.

Yan etkileri: Bilinen yan etkisi yoktur. Ancak hormonlu çilekler yenmemelidir.

Dut (Morus Nigra)

Özellikleri: Memleketimizde çok miktarda yetişen dut, nisan ve Mayıs aylarında çiçek açan bir ağaçtır. Çeşitli vitaminler ve faydalı organik asitler ihtiva eder.

Önerilen Hastalıklar: Kansızlık için çok faydalı bir meyvedir. Bol mik tarda P vitamini ihtiva eden dut, damarları yumuşatır. Bu nedenle iç ve dış kanamalar ile bu sebeple meydana gelecek felçleri önler. Karadut, bağırsak iltihabına iyi gelir.

Fazla miktarda iyot ihtiva ettiği için iyot sıkıntısı çekenler, dut kurusu yemelidir. Aç karnına yenilen beyaz dut, bağırsak solucanlarını düşürülmesini sağlar.

Kullanma şekli: El ve ayak egzamaları için taze dutun kaynatılarak veya pekmezinin sıcak suda islatılarak el ve ayaklara gece

yatarken sürülmesiyle önlenebilir. Dut pekmezi kanı temizleyerek de egzamanın tedavisine yardımcı olur.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir etkisi yoktur. yan

Elma (Apple tree)

Özellikleri: Bedenen en uygun meyve elmadır. En iyi sirke elma sirkesidir. Büyüklere ekşi cocuklara tatlı elma önerilir.

Önerilen Hastalıklar: Elma çok sayı da hastalığa şifadır. A ve C vitaminleri oldukça fazladır.

Kabuğuyla birlikte çiğ yenirse, vücuda daha çok fayda sağlar. Bir elmanın taşıdığı C vitamini, bir insanın günlük C vitamini ihtiyacını karşılar. Sinir ve adaleleri kuvvetlendiren elma, bedeni ve zihni yorgunluklardan arındırır.

Elma ve sirkesi kanı temizler. Toksinlerin atılmasında bedene yardımcı olur. Sindirim sistemini uyarır. Romatizma, karaciğer ve böbrek hastalarına, damar sertliği çekenlere, aşırı şişman lara, hemoroite, egzamalara ve cilt hastalarına iyi gelir.

Kullanma şekli: Vücut direncini kuvvetlendirerek, hastalıkların çabuk geçmesini sağlar. Ağızdaki mikropları ve bağırsaklardaki zararlı bakterileri öldürür. Kanser oluşumunu önleyici etkisi vardır. Günde 150-200 gr yenilebilir. Kabuğuyla beraber günde yenilen 2-3 elma, hamilelerin bulantı ve kusmalarını azaltır.

Göğsü yumuşatmak ve balgam söktürmek için elma kabukları, tarçın, karanfil ve zencefil birlikte kaynatılıp içilir. Soğuk ve kuru özelliktedir. Kalbe kuvvet verip, ruhun mizacını değiştirir. Elma Yağı: Cildi temizlemede kullanılır. Cildin kırışıklıklarını gerer ve cildi güzelleştirir. Gıda tüketiminde

de kullanılabilir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur. Hormonlu iri elmalar yenilmemelidir.

Erik (Prunus domestica)

Kurusu ve tazesi yenilen eriğin, 7 metreye kadar yükselebilen bir ağacı vardır.

Özellikleri: İçinde bol miktarda B vitamini ve madeni maddeleri içerir. Komposto, marmelât, pestil ve sirke şeklinde tüketilir. Beyin yorgunluğunu önleyen erik ayrı ca sinirleri kuvvetlendirir.

Önerilen Hastalıklar: Özellikle kuru erikte B vitamininin yanında fosfor, magnezyum ve kolayca kana geçen bol miktarda şeker vardır.

Kullanma şekli: Eriğin kompostosu bağırsakları çalıştırır. Hemoroiti olanlar, hastalar, ihtiyarlar ve devamlı oturanların her gün erik kompostosu veya marmelâdı yemeleri çok faydalıdır.

Karaciğerin kendi kendini tamir etmesine ve güçlenmesine yardımcı olur. Kan yapıcı özelliği olan erik, kalbi kuvvetlendirir ve iştah açar.

Yan etkileri: Şeker hastaları kuru eriği çok fazla yemelidir.

Fındık (Coryllus maxima miller)

Karadeniz bölgesinde fazla ca yetiştirilen fındık, ılıman ve dağlık yerlerde yetişen alçak boylu bir bitkidir.

Kuruyemişler içinde en yağlı olanıdır. Özellikleri: İçeriğinde B, A, C ve E vitaminleri bulunur. Fındık ağacı kabuğu antibiyotik etkilidir. Oldukça besleyici olan fındığın, proteini bilhassa fosfor ve demiri çok fazladır.

Enerji verip, bedene güç katar. Büyüme çağındaki çocuklara, hamilelere, bedenen ve zihnen çalışanlara çok faydalıdır.

Önerilen Hastalıklar: Kansızlığa karşı koruyucudur. Kalbin ve kasların sağlığında etkilidir.

Dişlerin yapısını kuvvetlendirir, cinsel gücü artırır. Fındık yemeye devam edildiğinde, kadınların menopoz döneminin çabuk geçmesini sağlar.

Kullanma şekli: Sabahları aç karna 1 tatlı kaşığı dövülmüş fındıkla, 1 kahve kaşığı tarçın yemek sağlık açısından çok faydalıdır.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur. Ancak mide rahatsızlığı, damar sertliği, tansiyonu olanlar çok seyrek fındık yemelidir.

Fıstık (Arachis Hypogaed)

Meyveleri toprağın altında yetişen fıstık, sıcak iklimlerde yetişir. Kumlu yerlerden hoşlanır.

Özellikleri: Bol proteini ve B vitaminleriyle beden, zihin yorgunluğunu ve sinir zafiyetini giderir.

Herhangi bir sebeple et yemesi yasaklananlarda, gereken proteinin bir kısmı fıstıkla karşılanabilir.

Önerilen Hastalıklar: Kavrulmuş fistik, şeker hastaları için uygun bir gıdadır. Fındık, bal veya pekmezle karıştırılıp yenilirse, vücuda kuvvet verir ve şişmanlatır.

Fıstık kabızlık yapar ve yaptığı kabizlik çok zararlıdır. Bu nedenle bir sebze üzerine yenilmesi gerekir.

Kullanma şekli: Fıstık yağı karaciğer ve böbrekler için faydalı olup, böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir. Göğsü yumuşatır, öksürük söktürür. Çocukların zekâsını geliştirir.

Yan etkileri: Damar sertliği ve kolesterolü olanlar fıstık yememelidir.

Greyfurt (Citrus maxima)

Portakaldan büyük, tadı ekşi ve hafif

acımsı olan bir ağaçtır.

Özellikleri: Bol miktarda C vitamininin yanında A, B, P vitamin lerini de ihtiva eder. Meyve kabuklarından marmelât yapılır. Kanamaları önler. Felç varsa sürat le açılmasına yardım eder.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren greyfurt, kanserin ilerlemesini de durdurur.

Önerilen Hastalıklar: Soğuk algınlığına iyi gelir, karaciğeri çalıştırır, hazmı kolaylaştırır ve iştah açar. Tansiyonu, kolesterolü ve şekeri

düşürür.

Sabah akşam aç karnına yenildiğinde karın yağlarını eritir. Sabah kahvaltısında içilecek olan bir bardak greyfurt suyu, bol idrar söktürür. Bedene ve zihne zindelik verir. Sıkılarak içilen greyfurt suyu, taze ve sade olarak içilmeli, içerisine şeker katılma malıdır.

Kullanma şekli: Kahvaltı aralarında tüketilmesi önerilir. 1 su bardağı greyfurt suyu arınma-detoks amacıyla içine bir yemek kaşığı tabii zeytinyağı katılarak gökteki

ayın 12-13-14. günleri sabah akşam birer bardak içilerek kullanılabilir. Bu müddette hayvansal ve konsantre gıdalar yenmemelidir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur. Ancak Greyfurt aç karna içilmez.

Hurma (Fructus Dactylus) 

Afrika ve Arap Yarımadası'nda bol miktarda yetişen hurmanın dalları yoktur.

Özellikleri: Sütun gibi tek gövde olarak büyüyen ağaç, otuz metreye kadar yükselir. Kışın yaprağını dökmeyen hurmada, B1, B2, A ve C vitaminin yanında, protein, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, kükürt, fosfor ve klor bulunur.

Hergün en az 6-7 hurma yiyiniz. Önerilen Hastalıklar: Çok fazla hurma tüketmek, vücutta kanser oluşumunu engeller. Hurma çok faydalı bir gıdadır. Kansızlığa, vereme ve kemik zayıflığına karşı bünyeyi korur. Bol miktarda kan yapımı sağlar. Kemik hastalıklarında faydalıdır.

Kullanma şekli: Gıda değeri çok yüksek olduğu için bedenen ve zihnen yorgunluk çekenlere, hastalıktan zayıf düşmüş olanlara fayda sağlar. Hurma bademle birlikte yenilirse, meniyi çoğaltır. Görme gücünü artırıp, damar sertliği ve kolesterolü yok eder.

Vücuttaki şeker oranını ayarlayan tek meyvedir. Anne karnındaki çocuğun gelişmesini sağlar.

Sabahları aç karnına yenilmeye bir süre devam edilirse, balgamı söker ve kurutur. Hurmanın hazmı biraz zor olduğu için midesi zayıf olanlar yerken çok iyi çiğnemelidir.

Buhari ve Müslim'in sahihlerinde İbn-i Ömer'den rivayet edildiğine göre İbn-i Ömer şöyle

der:

Bir zamanlar Peygamber Efendi mizin (sav) yanında oturuyorduk. O sırada bir hurma göbeği getirildi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: 'Ağaçların içinden bir türü vardır ki yaprağı düşmez. O ağaç olgun bir Müslüman'a benzer. O ağacın ne olduğunu söyleyin.' Oradakiler kırlardaki ağaçları saymaya başladılar. Abdullah İbn-i Ömer der ki: 'Bunun hurma ağacı olduğu hatırıma geldiyse de hurma ağacı olduğunu söylemek iste meme rağmen, çevreme baktığımda yaş bakımından topluluğun en küçüğü olduğumu gördüm ve bunun üzerine söylemeye utanarak susmayı tercih ettim.'

Daha sonra Peygamber Efendimiz soruyu kendisi cevapladı ve şöyle dedi: 'O ağaç hurma ağacıdır.'

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

İğde (Elaeagnus angustifolia) Tarla kenarlarında yabani olarak yetişir.

Özellikleri: Meyvesi kızılcık biçiminde, derisi serttir. Haziran ayında açan çiçekleri kokusuyla insanları mest eder. Vitamin ve besin bakımından oldukça güçlüdür.

Önerilen Hastalıklar: Prostat gibi idrar yolları rahatsızlığı için çok faydalıdır. Çiçek ve yaprakları da kadınlarda soğukluğu Firijiditeyi ortadan kaldırır. Şifalıdır. İğdenin çiçeği zamanı döle düşüp doğan çoçuk istekle ve aşkla yapıldığından sağlıklı, güzel ve gürbüz olur. Mücerreptir.

Kullanma şekli: Göğsü yumuşatıcı, öksürüğü giderici, astımı iyileştirici etkisi vardır. Kusmayı durdurur, bağırsak bozukluklarını düzenler, ağız pasını giderir. Çiçekleri incirle yendiğinde cinsel soğukluğu önler.

Yan etkileri: Bir yan etkisi yoktur.

İncir (Ficus carica)

Ege bölgesi başta olmak üzere Türkiye'nin her yerinde yetişir. Taze ve kuru olarak yenilebilir Bütün meyvelerden daha çok besleyicidir. Kolayca kana geçen ve yüzde 60 oranında şeker ve fazla miktarda protein ihtiva eder.

Özellikleri: İçeriğinde kükürt, bakır, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi madeni maddelerle, A, B1, B2, C vitaminleri bulunur. İncir sıcak bir meyvedir. En iyisi kabuğu olgun ve çok beyaz olanıdır.

Önerilen Hastalıklar: Boğaz kurumasına, göğüs sertliğine ve akciğer bölmelerine faydalıdır. Bedenen ve zihnen çalışanlara güç ve kuvvet verip, her türlü yorgunlukları giderir. Kurusu vücudu besler ve bademle birlikte sinirlere iyi gelir.

En güzel damar açıcı meyve incirdir. Kanser oluşumunu önleyici bir takım maddeler ihtiva ekmektedir. Kuvvetli bir kan yapıcıdır. Tansiyonu dengeler. İncir enerji veren bir meyvedir, cinsel gücü artırır.

Kullanma şekli: İncir, süt, ceviz ve bademle yenmeye devam edilirse kabızlığı önler, anne sütünü artırır.

Ebi'd Derda'dan naklen şöyle anlatılır: "Peygamber Efendimize bir tabak incir hediye edildi. Bunun üzerine Peygamberimiz: 'Bir meyvenin cennetten indiğini söyleseydim inciri söylerdim çünkü cennet meyvesi çekirdeksizdir. İncirden yiyiniz, zira incir basuru keser ve nigris hastalığına fayda verir.""

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur. Ancak şeker hastaları inciri çok fazla tüketmemelidir. Ayrıca incir ağacı altında oturulmamalıdır.

Karpuz (Citrullus Vulgaris) Özellikleri: Sürüngen gövdeli olan karpuz, bir yıllık, otsu, soğuk, yaş ve temizleyici özelliğe sahip bir bitkidir. Kumlu, killi, derin ve serin toprakları sever. Toprak üzerine yayılarak, kolları 2-3 metre uzar.

Önerilen Hastalıklar: Karpuz yemekten önce yenirse, vücuda daha çok faydası olur. Yemek üzerine yenilince, hazımda zorluk yapar ve şifası yok olur.

Vücudu zehirlerinden temizleyen ve Sıcak günlerinde vücuda serinlik veren en iyi meyvelerden biridir. Karpuzda B1, B2, C vitaminleri ve demir bulunur.

Böbrekleri çalıştırarak, üre, ürat tuzlanı gibi zararlı artıkların kandan atılmasını sağlar. Mesane ve böbreklerdeki kum ve taşı döker. Çocuklarda kemiklerin gelişmesini sağlar.

Ebu Davud ve Tirmizi, Peygamber Efendimizin (sav) yaş hurmayla birlikte karpuz yerken: "Birinin Sıcaklığını, diğerinin soğukluğu giderir" dediğini rivayet ederler.

Kullanma şekli: Çiğ olarak tüketilir. Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan

etkisi yoktur. Karpuz Hibrit

tohumdan yenilmemelidir.

Kavun (Cucumis melo) Sürüngen gövdeli olan kavun, lezzetli

ve tatlıdır.

Özellikleri: Kavunun içinde bol miktarda A, B, C vitaminleriyle, bol miktarda demir, krom ve iyot bulunur.

Önerilen Hastalıklar: Hibrit olmayan kavun kanı temizler ve cildin taze kalmasını sağlar. İyice olgunlaştıktan sonra yenmelidir. Sinirleri teskin edip, insana sükûnet verir. Uyku düzenini ayarlar.

Kullanma şekli: Kalorisi düşük olan kavun, bağırsaklara yumuşaklık verir. Kavunun aç karna yenilmesi çok faydalıdır.

Şeker hastalarına, mide bağırsak rahatsızlığı ve tansiyonu olanlara yasaktır. Fazla tüketilmemelidir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Kayısı (Armeniaca vulgaris) Bahar aylarında beyaz veya pembe çiçekler açan kayısı ağacı, 5-6 metreye kadar uzayabilir. En çok Malatya'da yetişir.

Özellikleri: Kayısının yabanisine "Zerdali" denir. Besin değeri oldukça yüksek olan kayısı, sağlığa çok faydalı bir meyvedir.

Önerilen Hastalıklar: Sinir sistemi üzerine çok etkilidir. Beyni yorucu işlerde çalışanlarda, sinirli kimse lerde ve uyku düzeni bozuk olan lar da çok faydalıdır. Bu gibi kimseler yazın olgunlaşmış kayısı yemeli, bulunmadığı aylarda kurukayısı kompostosunu eksik etmemelidir.

Yemekler üzerine yenilen kayısı hazmı çabuklaştırır, iştahı açar, pekliği giderir.

Kansızlığa karşı çok iyidir, kanseri önleyici etkisi vardır, ruhi sıkıntılarda bolca taze veya kurukayısı yemek sakinlik verir. Karaciğeri rahatsız olanlar kayısıyı az ve seyrek yemelidirler.

Kullanma şekli: Taze, kurutulmuş olarak yenildiği gibi pişirilerek de

tüketilir.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur. Ancak ishal olanlar

yememelidir.

Kestane (Castanea sativa)

Kışın yapraklarını döken kestane ağacı, 30 metreye kadar uzayabilen bir ağaçtır. Rutubetli dağlar da tabi olarak yetişir.

Özellikleri: Karbonhidrat bakımından zengin olduğu için besleyicidir.

Önerilen Hastalıklar: Kasları kuvvetlendirip, kan dolaşımına yardımcı olur. Bol B vitaminleriyle sinirleri kuvvetlendirir. Karaciğerin dostu olduğu gibi mideyi de kuvvetlendirir.

Günde yenilen 100 gram kestane bağırsak iltihabına iyi gelir. Bedeni ve zihni çalışma yapan herkes için kuvvetli bir enerji kaynağıdır. Kesta ne çiğ olarak fazla yenmemelidir.

Kullanma şekli: Haşlanmış kestane, kara kan damarlannın güçlenmesine sağlar, basur olmayı önler.

Yan etkileri: Şeker ve tansiyon hastalarının, damar sertliği olan ların kestaneyi az tüketmeleri gerekir.

Kiraz (Prunus Avium)

Nisan ayında beyaz çiçekler açan kiraz ağacı, 8-10 metreye kadar yükselebilen bir ağaçtır.

Özellikleri: Kirazda A, B1, C vitaminleriyle, bol miktarda madeni maddeler ve mineraller vardır. Kirazın ihtiva ettiği şeker, çabucak kana geçer.

Önerilen Hastalıklar: Hastalıklara karşı vücut direncini artırır. Tıbbi bakımdan en etkili bölümü meyve saplarıdır. Kiraz sinirleri kuvvetlendirip, sükûnet verir. Böbrekleri çalıştırarak, bol idrar söktürür.

Vücudu zehirlerinden temizleyen kıymetli bir meyvedir. Kolesterolü düşüren bir özelliği vardır.

Zayıflatıcı etkisi vardır. Kiraz Yemek, ağrıların dindirilmesi de aspirinden çok daha etkilidir.

Kullanma şekli: Kirazın şifalı etkisini görmek isteyenler, sabah ve öğle vakti yarım ile bir kilo arasında kiraz yiyip, başka bir şey yememelidirler. Albümin için de sabahları aç karna yarım kilo kiraz yenilir. Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Limon (Citrus limonum)

Iliman iklime sahip bölgelerde yetişen limon ağacı, 6 metreye kadar yükselir. Mart ve Ekim ayları arasında güzel kokulu çiçekler açar.

Özellikleri: Tabii bir C vitamini deposu olan limonda ayrıca A, B1, B2 bakımından da zengindir.

Önerilen Hastalıklar: Soğuk algınlığı, nezle, öksürük ve gribal enfeksiyon durumlarında olumlu etkisi vardır. Kansızlığı önler, kanı durultur. Aniden yükselen tansiyon da, yarım limon suyunun üzeri su ile tamamlanarak içilirse, tansiyonu normal seviyesine indirir. Kuvvetli bir mikrop öldürücüdür.

Mide, bağırsak ve idrar yollarındaki zararlı mikropları öldürür. Mide bulantısını geçirerek kusmayı keser. Böbrek ve mesane taşını döker. Bademcik rahatsızlıkları için 1 adet limon sıkılır, bir miktar suyla karıştırılarak gargara yapılır.

Kullanma şekli: C vitamini eksikliğinde ortaya çıkan iskorpit hastalığında, en iyi ilaç limondur. Karaciğer için çok faydalı bir sebzedir. Eşek arısının soktuğu yeri, limon suyu ve sirke karışımı ile ovmak rahatlatıcıdır.

Çocukların diş yerleri limon suyu ile ovulduğunda dişleri çabuk çıkar. Limonun şifasının çoğu kabuğundadır.

1 bardak suya 1 limonu sıkıp sabah akşam içmek zayıflamaya ve tansiyon ile karaciğer yağlanmasına iyi gelir.

Limon Yağı: Grip ve soğuk algınlığı na karşı koruyan limon yağı, balla tatlandırılmış suya ikişer damla damlatılarak kullanılır. Bu karışım dan günde 3 defa gargara yapılır. Hafızayı güçlendirir. Boğaz ağrısı ve mide yanması için faydalıdır.

Cilt temizlemede kullanılıp, masaj yapılır. Vücuttaki istenmeyen yağları temizler, sivilceleri giderir. Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Mandalina (Citrus reticula)

Portakala benzemesine rağmen onun kadar etkili değildir.

Özellikleri: Bol miktarda C vitamini ve ayrıca A, B1, B2 vitaminleri ile sodyum ve potasyum vardır.

Önerilen Hastalıklar: Kanı temizler, enfeksiyonlarla mücadeleyi kolaylaştırır. Vücudun direncini artırır. Akşam yemeğinden sonra yenilen 1-2 mandalina, iyi uyku verir.

Kullanma şekli: Çiğ olarak yenir.

Suyu sıkılarak içilir. Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Muşmula (Mespilus Germanica)

Beyaz ve pembe renklerde çiçekler açan bir ağaç ve bu ağacın buruk tatlı meyveleridir. Kışın yapraklarını döken, bodur bir meyve ağacıdır. Toplanan meyveler, bir süre bekletildikten sonra yenilir.

Özellikleri: Muşmula meyvesi C vitamini, B vitamini ile karoten ve çeşitli mineraller içerir.

Önerilen Hastalıklar: ince ve kalın bağırsağı kuvvetlendirip, düzenli çalışmasını sağlar. İnce bağırsak iltihabı, ishal ve dizanteride çok faydalıdır. Kabızlık yapmadan ishali durdurur. Kan dolaşımını düzenler. Tansiyonu yüksek olan ların muşmulayı az yemeleri gerekir. Böbrek ve mesanedeki kum ve taşları dökmeye yardımcı olur. Sinirleri güçlendirir. Mideyi kuvvetlendirir. Mide hastalıkları, lumbago ve nikriste faydalıdır.

Kullanma şekli: Kan dolaşımını düzenler. Düşük yapmayı engeller. Muşmula ilk koparıldığında buruk bir tada sahiptir. Bir süre bekletildikten sonra yumuşar ve lezzetlenir. Bu şekilde meyve olarak yenebileceği gibi çekirdek leri ve yaprakları da ilaç olarak kullanılabilir.

Muşmula çekirdeği idrar arttırır. Muşmula yaprakları kaynatılıp içilirse şeker hastalığına iyi gelir. Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Muz

Ülkemizde Anamur ve civarında, dünyada ise tropikal bölgelerde yetişir. Geniş ve çok uzun yaprakları olan muz ağacının, meyveleri büyük ve salkımlar halindedir.

Özellikleri: Muzun içeriğinde, bol miktarda folik asit, B6 vitamini, nişasta, potasyum ve şeker bulunur. Sütle birlikte yenilen muz, vücuda bol demir, kalsiyum ve vitamin verir.

Önerilen Hastalıklar: Çocukların vücutlarının gelişmesini, hastaların ise kendilerini toplamasını sağlar. Muz sinir ve beyin yorgunluğunu giderir. Kalp için şifalıdır.

Bedenen ve zihnen çalışanlara, kas sistemine, mafsal ve böbrek iltihabı olanlara, bağırsak hastalarına muz çok faydalıdır. Yan etkileri: Sadece muzla karın doyurulursa, hazım zorluğu yaşanır. İshale iyi gelir, şeker hastalarına tavsiye edilmez.

Nar (Punica Granatum)

Parlak kırmızı çiçekler açan, hafifçe dikenli bir ağaçtır. Memleketimiz de soğuk bölgeler dışında her yerde yetiştirilir. Nar meyve olarak yenildiği gibi, suyu çıkarılarak da tüketilir. Nar ağacının kabukları, çiçekleri, tohumları ve meyveleri ilaç olarak kullanılır.

Özellikleri: Narda protein, karbonhidrat, kalsiyum, fosfor, demir gibi maddeler ve B1, B2, C gibi vitaminler bulunur.

Önerilen Hastalıklar: Mideyi kuvvetlendiren nar, böbrekleri çalıştırır. Kalbi yorgun ve zayıflamış kimseler, nar mevsiminde her gün nar suyu içmelidir.

Yan etkileri: Nar suyu çabuk bozulduğu için taze sıkılıp içilmeli, bekletilmemelidir. Küçük çocuklar ve hamileler fazla yememelidirler.

Portakal (Citrus aurantium)

Kışın yaprağını dökmeyen bir meyve ağacıdır. Akdeniz iklimine sahip bölgelerde bol miktarda yetiştirilir.

Özellikleri: Bol miktarda barındırdığı C vitaminiyle, kış aylarında soğuk algınlığı gibi ateşli hastalıklara karşı vücudun korunma gücünü ve direncini artırır. Önerilen Hastalıklar: Ateş düşürücü özelliğe sahiptir. Portakal, hasta olmadan önce düzenli bir şekilde yenilmelidir. Hasta olduktan sonra yenilen portakal, iyileştirici özelliğini kaybeder. Hastalandıktan sonra yenilen portakal, hastalığın seyrini etkilemez. Portakalda A,B,C vitamini ve fosfor bulunur.

Sinir zafiyetini giderir. Portakal ağızdaki mikropları da öldürür. Cildin taze ve pürüzsüz olmasını sağlar. Hasta ve çocukların kansızlığını giderir. Kan içindeki zararlı maddelerin temizlenmesini sağlar.

Kanseri önleyici iyi bir meyvedir. Yemeklerden sonra yenilecek bir portakal mide ifrazatını artırır, hazmı kolaylaştırır ve iştah açar. Kandaki şeker seviyesinin düşmesine yardım eder.

Portakal, şeker hastaları için hem bir gida hem de ilaç vazifesi görür. Günde 2-3 adet yenilebilir.

Yüksek tansiyonda haftada 1 gün boyu sadece portakal yenirse şifa verir. Kullanma şekli: Portakal mevsiminde tüketilmelidir. 1 su bardağı portakal suyu arınma detoks amacıyla içine bir yemek kaşığı tabii zeytinyağı katılarak gökteki ayın 12-13-14. günleri sabah akşam birer bardak içilerek kullanılabilir. Bu müddette hayvansal ve konsantre gıdalar yenmemelidir.

Portakal Yağı: Yarım fincan suya, 3 damla damlatılan portakal yağı, günde 3 defa kullanılarak, mide rahatsızlıklarına şifa verir. Hazmı kolaylaştırır, romatizmada faydalıdır. Kan dolaşımını düzenleyen portakal yağı, sinir yatıştırıcıdır. Yara ve yanıkların tedavisinde kul lanılır. Cildin kırışıklığını gidermek

için akşamları cilde sürülüp yatılır. Yan etkileri: Mide rahatsızlıkları olanlar portakal yememeli ya da az tatlı olanları tercih etmelidirler. Portakal aç karna içilmez, kahvaltı aralarında tüketilmesi önerilir.

Şeftali (Prunus Persica)

llık iklim bölgelerinde yetişen şeftali ağacının boyu, 5 metreye kadar uzayabilir. Meyvesi tatlı, sulu ve hoş kokuludur. Hazirandan başlayarak,

ekim sonuna kadar meyve verir. Özellikleri: Çeşitli vitaminleri ve madeni maddeleriyle değeri yüksek olan bir meyvedir.

Önerilen Hastalıklar: Ağız ve midede ifrazatı artırarak, hazmı kolaylaştırır. Bol idrar söktürerek, idrar yollarındaki kum ve taşı söker. Sabah aç karnına ve gece yatarken bir iki olgun şeftali yenmesi, yukarıda sayılan hastalıklara şifa olur.

Şeftali bağırsakları çalıştırır, çeşitli hastalıklara dayanıklılığı artırır. Balgamı artırır, şehveti artmış kişilere faydalıdır.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Üzüm (Vitis vinifera)

Özellikleri: Üzüm, vücut için önemli bir besin kaynağıdır. Protein, yağ, karbonhidrat, fosfor, demir, sodyum, potasyum, magnezyum,kükürt gibi maddeler ve çeşitli vitaminler ihtiva etmektedir.

Önerilen Hastalıklar: Kanı artırır,iştah açar. Mideyi, bağırsakları ve böbrekleri kuvvetlendirir. Sindirim sistemini düzenler, idrar söktürür.

Beyine enerji sağlar, fazla suyu atarak yüksek tansiyonu düşürür.

Karaciğeri temizler, hamilelikte bol miktarda üzüm yenilmesi gerekir. Üzüm, annenin vücudunda biriken maddeleri dışarı atarak bulantısını giderir. Üzüm dalından koparıldıktan sonra ne kadar erken yenirse, o kadar şifalı olur.

Midede ülser ve ya gastriti olanların, karaciğeri ve ya dalağı şişmiş olan ların ve kabızlık çekenlerin bir süre taze üzüm suyu tüketmelidir.

Kullanma şekli: Çocuklar ve büyüklerin her sabah aç karnına, 41 adet çekirdeksiz kuru üzüm yemesi, zihinlerini güçlendirir. "Gaylaniyat" adlı eserde Habib İbn-i Yesar'ın İbn-i Abbas'tan rivayet ettiği hadiste Habib şöyle der: "Ben Resulüllah'ı, üzümü topluca ağzına koyarak yerken gördüm."

Son zamanlarda kanser hastalıklarına karşı üzüm çekirdeği ekstresi kullanılmasının sebe binde bu ilahi hükmü araştırmak gerektiğini düşünüyorum. Acaba İslam Resulü üzüm çekirdeğinin gelecek yıllarda kanser denen ölümcül bir hastalığa iyi geldiğini biliyor da onun için de kuru üzüm yani "çekirdeği ile üzümü yiyiniz" mi demek istemişti?

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Yerelması (Radix helianthi) 

Özellikleri: Memleketimizde bolca yetiştirilen yerelmasının, toprak altında patates gibi yumrularıvardır. Ginseng ile akrabadır. Kullanma şekli: Kullanılan kısmı bu yumrulardır. Yerelması suda pişirilmeli ya da çift tabanlı tencerede buharda pişirilmelidir.

Önerilen Hastalıklar: Vücudun direncini artırır, pankreas bezesini düzeltir. Hazmı çok kolaydır. Kabızlığı giderici bir özelliği vardır.

İçinde bulundurduğu vitaminleri ve kalsiyumuyla çocukların boylan ması ve kemiklerinin iri olması na yarar.

Emzikli hanımlarda süt miktarını ve sütün beslenme değerini artırır. Böbreklerin ve pankreasin düzenli çalışmasını sağlar. Bol idrar söktürür, kandaki pislikleri dışarı atar. Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.

Zerdali

Özellikleri: Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen küçük meyveli bir türüdür. Aç karnına yenilince çabuk hazmolan zerdali soğuk ve nemlidir.

Önerilen Hastalıklar: Zerdali yenilince, midede safra varsa safraya, balgam varsa balgama, sevda bulunursa sevdaya dönüşür.

Yan etkileri: Bilinen ciddi bir yan etkisi yoktur.